"İlk parayı Lidyalılar buldu ve başımıza dert ettirler." Bu sürekli dillendirilen cümle artık herkes için bilindik. Ancak kaç kişi ilk paranın şeklini biliyor? İşte ilk para:
İlk madeni para MÖ 7. yy'da Lidyalılar tarafından kullanıldı ve insanoğlu alışveriş için değiş tokuştan kurtuldu. Ancak bugün ilk paranın Asurlular tarafından kullanıldığı da iddia edilmektedir. İlk paralar altın, gümüş gibi değerli madenlerden yapılıyordu. M.Ö. 118 yılına gelindiğinde ise Çinliler deri para kullanmışlardır. İlk kağıt para ise M.S. 806 yılında yine Çin’de ortaya çıkmıştır. Ancak aşırı enflasyon nedeniyle 15. yy'da bu paralar yasaklandı. Bugünkü kağıt paralar ise pamuktan yapılmaktadır.
Paranın şeklinin yuvarlak olması ise kullanım kolaylığı içindir, bazı madeni paralarınsa ortası deliktir.
İlk madeni para MÖ 7. yy'da Lidyalılar tarafından kullanıldı ve insanoğlu alışveriş için değiş tokuştan kurtuldu. Ancak bugün ilk paranın Asurlular tarafından kullanıldığı da iddia edilmektedir. İlk paralar altın, gümüş gibi değerli madenlerden yapılıyordu. M.Ö. 118 yılına gelindiğinde ise Çinliler deri para kullanmışlardır. İlk kağıt para ise M.S. 806 yılında yine Çin’de ortaya çıkmıştır. Ancak aşırı enflasyon nedeniyle 15. yy'da bu paralar yasaklandı. Bugünkü kağıt paralar ise pamuktan yapılmaktadır.
Paranın şeklinin yuvarlak olması ise kullanım kolaylığı içindir, bazı madeni paralarınsa ortası deliktir.
Para ile ilgili ilginç bir kaç bilgiye değinirsek; eski madeni paralar kıymetli madenlerden yapıldığı için bazı uyanıklar bu paraların kenarlarından ufak ufak yontarak kıymetli madenlerini biriktirirlermiş. Bu yontma işlemi ilerlerse paranın şekli bozulduğu için artık o para kabul edilmez olurmuş. Bu durumun önüne geçilmesi için paraların kenarları tırtıklı yapılmaya başlanmış ki, her hangi bir yontma işlemi derhal anlaşılsın.
Para ile ilgili günümüzün bir başka konusu ise paranın değeri meselesidir. Ülkemizde de sık sık görülmektedir ki bazen Avro (Euro) ve Dolar'ın TL karşısında değeri yapay olarak arttırılmakta, bir süre sonra da eski ve normal değerine geri dönmektedir. Bazen de tam tersi olmaktadır. Bu bir spekülasyon sonucu gerçekleşmekte ve bu dönemde dolar veya avroya yatırım yapanlar kazanmaktadır.
Bir başka mesele ise enflasyondur, yani paranın alım değerinin düşmesidir. Bunun en iyi örneklerinden biri yürürlükteki paranın alım değerini yitirmesi ve tedavülden kalkmasıdır. Örneğin ülkemiz liradan altı sıfır atmıştır, çünkü alım değeri düşen para tedavülden kalkarken yenide yeni ve daha büyük değerde bir para çıkarılır. Bu da ilerleyen zamanla On milyon TL'lik kağıt paraları görmemize neden olmuştur. Bu durumun çok daha vahimi, yani hiper enflasyon I. Dünya Savaşı sonrası Almanya'da görülmüştür. Enflasyon öyle büyük ve hızlıdır ki paranın değeri her an düşmekte, her şeye zam gelmektedir. Ör: 1922 yılı mayıs ayında 1 mark olan gazete fiyatı Ekim ayında 8 mark, 1923 yılı Şubat ayında 100 mark, 1 Ekim'de 2 bin mark, 15 Ekim'de 20 bin mark, 29 Ekim'de 1 milyon mark, 17 Kasım'da 70 milyon mark olmuştu.
Paradan sıfır aran ülke sadece Türkiye değildir. Hatta Türkiye bunu yapan 50. ülkedir. Daha önce Fransa, Almanya, Bulgaristan, Arjantin, Brezilya, Polonya ve daha pek çok ülke paralarından sıfır atmıştır.
Öte yandan dünyadaki paraların pek çoğunun üzerinde bir insan resmi bulunmaktadır ve bu kişi genelde o paranın ait olduğu ülke için önemli birisi olmaktadır. Bu durumun nedeni para gibi ulusal bir değerin üzerinde ulusal simgelerin yer alması gerektiği düşüncesidir. Ör. TL üzerinde Atatürk resmi bulunur. Atatürk'ün Türkiye için önemi bu şekilde de anlaşılabilir. İngiliz sterlini üzerinde kraliçenin resmi yer alır. Ancak Avro gibi ulusal değil de çok uluslu bir paranın üzerinde bulunan kişiler Batı medeniyeti için önemli olan siyasi kişiler değil de sanatçı ve bilim insanlarıdır. Osmanlı döneminde ise durum farklıdır. Resme karşı olan düşünce nedeniyle para üzerinden padişahın resmi değil tuğrası yer alır. ABD doları üzerinde ise çok ilginç farklı figürler de vardır. Bunların masonik simgeler oldukları bilinmektedir.
Ayrıca paranın bir hakimiyet göstergesi olduğunu belirtmekte de yarar vardır. Tahta çıkan Padişahlar için Cuma namazında hutbe okunur ve sonra o padişah adına para basılarak hakimiyeti resmileşirdi. Osmanlı'da kağıt paraların durumu da ilginçtir. Kağıt paralar darphanede basılmaz, elde yapılır ve üzerine mühür vurulurdu. Ayrıca bunlar paradan çok, para ile değiştirilen değerli kağıtlardı.
Bugün para elden ele dolaşması nedeniyle üzerinde en fazla mikrop barındıran unsurlardan biridir. Bugün artık teknolojinin gelişmesi ile kağıt ve bozuk para kullanımının ilerleyen dönemde ortadan kalkabileceği de düşünülmektedir. Kağıt ve bozuk para yerine bir kart, ya da cep telefonu ile anlık para transferi yapılabileceği fikri yavaş yavaş gelişmekte. Bu fikir Ben Robot ve bir çok filmde de gösterilmiştir. Bugün bu durumun benzer bir iki örneği de mevcuttur.
+fikir: Çanakkale Savaşı sırasında yaşanan "Bedeli Çanakkale'de Altınla Ödenecektir" olayı.
Paradan sıfır aran ülke sadece Türkiye değildir. Hatta Türkiye bunu yapan 50. ülkedir. Daha önce Fransa, Almanya, Bulgaristan, Arjantin, Brezilya, Polonya ve daha pek çok ülke paralarından sıfır atmıştır.
Öte yandan dünyadaki paraların pek çoğunun üzerinde bir insan resmi bulunmaktadır ve bu kişi genelde o paranın ait olduğu ülke için önemli birisi olmaktadır. Bu durumun nedeni para gibi ulusal bir değerin üzerinde ulusal simgelerin yer alması gerektiği düşüncesidir. Ör. TL üzerinde Atatürk resmi bulunur. Atatürk'ün Türkiye için önemi bu şekilde de anlaşılabilir. İngiliz sterlini üzerinde kraliçenin resmi yer alır. Ancak Avro gibi ulusal değil de çok uluslu bir paranın üzerinde bulunan kişiler Batı medeniyeti için önemli olan siyasi kişiler değil de sanatçı ve bilim insanlarıdır. Osmanlı döneminde ise durum farklıdır. Resme karşı olan düşünce nedeniyle para üzerinden padişahın resmi değil tuğrası yer alır. ABD doları üzerinde ise çok ilginç farklı figürler de vardır. Bunların masonik simgeler oldukları bilinmektedir.
Ayrıca paranın bir hakimiyet göstergesi olduğunu belirtmekte de yarar vardır. Tahta çıkan Padişahlar için Cuma namazında hutbe okunur ve sonra o padişah adına para basılarak hakimiyeti resmileşirdi. Osmanlı'da kağıt paraların durumu da ilginçtir. Kağıt paralar darphanede basılmaz, elde yapılır ve üzerine mühür vurulurdu. Ayrıca bunlar paradan çok, para ile değiştirilen değerli kağıtlardı.
Bugün para elden ele dolaşması nedeniyle üzerinde en fazla mikrop barındıran unsurlardan biridir. Bugün artık teknolojinin gelişmesi ile kağıt ve bozuk para kullanımının ilerleyen dönemde ortadan kalkabileceği de düşünülmektedir. Kağıt ve bozuk para yerine bir kart, ya da cep telefonu ile anlık para transferi yapılabileceği fikri yavaş yavaş gelişmekte. Bu fikir Ben Robot ve bir çok filmde de gösterilmiştir. Bugün bu durumun benzer bir iki örneği de mevcuttur.
+fikir: Çanakkale Savaşı sırasında yaşanan "Bedeli Çanakkale'de Altınla Ödenecektir" olayı.


















0 yorum:
Yorum Gönder