Content

23 Ocak 2012 Pazartesi

Uzaylılar - Selam Dünyalı



Uzaylılar, dünya dışında canlılar var mı yok mu? Bu konuda tabi ki kesin bir şey söylemem mümkün değil, ayrıca isteyen istediğine de inanabilir. Kimsenin inancına karışmaya niyetim de yok. Ancak bugün uzaylıların varlıklarına dair sunulan bazı teorileri konu almayı planlıyorum. Adım adım gidicez ve teorileri tek tek ele alıcaz. 

İlk konumuz Ufo yani tanımlanamayan uçan cisimler ve bunlarla ilgili görüntüler. Pek çok kez pek çok kişi Ufo görüntüsü çektiğini, ya da fotoğrafladığını iddia etmiştir. Ancak yine pek çok kez uzman kişilerden elde edilen veriler göstermiştir ki, bu görüntüler veya fotoğraflar sahte çıkmıştır. Kimisi ipe bağlı bir tabak, kimisi bir araba jantı kullanmış. Bazıları ise son derece normal olan doğa olaylarını Ufo zannetmiştir. Ancak bazıları gerçekten uçan ve tanımlanamayan cisimlerin resmini çekmiştir. Nasıl mı? 


Hiç Nazi Ufoları'nı duydunuz mu? Evet Naziler ufo şeklinde uçaklar yapmış, daha doğrusu yapmaya çalışmışlardır. Gelin görün ki, her ne kadar Ufo meraklıları tarafından aksi iddia edilse de, bu numuneler başarıya ulaşamamışlardır. Ufo meraklılarının bir kısmı Nazilerin bu sahte Ufolarını yaparken uzaylılardan yardım aldıklarını bile iddia etmektedir.

Ancak sadece Nazilerin değil ABD'nin de bu işe merak salarak, Ufo görünümünde casus uçaklar yaptığı bilinmekte. Bu uçakları farklı ülkelerden istihbarat almak için geliştirmeyi düşünen ABD ordusu, insansız casus uçaklar (predator) ve yörüngedeki casus uyduların gelişimi ile bu projeden vazgeçmiştir.

Bu arada eşsiz Ufo aldatmacalarından birini sizinle paylaşmak istiyorum. Bu video ilk yayınlandığında yer yerinden oynamıştı, "İşte uzaylıların gerçek olduğunun kanıtı!" diye bağırmıştı binlerce kişi, ama sonra ortaya çıktı ki bu görüntüler aslında bilgisayar ortamında hazırlanan Ufo görüntülerinin gerçek bir görüntü üzerine bindirilmesinden başka bir şey değildi.



Ufo meraklılarının yanlış değerlendirdikleri bir başka konu ise sürekli olarak dünya atmosferine giren ve sürtünme etkisi ile yanarak yok olan gök taşlarıdır. Bu gök taşlarını Ufo zanneden pek çok kişi vardır. Ayrıca, bazen uçakları, bazen gece uçan helikopterleri vb daha bir sürü aslında olağan açıklamaları olan şeyleri gören ancak idrak edemeyerek Ufo zannedenler de var.

Uzaylıların varlıklarının delili olarak sunulan bazı ögelere de değinmekte fayda var. İlk olarak ekin çemberlerine değinelim.



Bunlar ekin tarlalarında ortaya çıkan, çok büyük ve ancak yüksekten bakınca bir anlam ifade eden dev çizimler. Pek çok Ufo inananı bu çizimlerin Ufolar tarafından oluşturulduğunu ileri sürüyorlar. İyi de Ufolar eğer varlarsa neden bu tarz çizimlere gerek görüyorlar ve neden sadece ekin tarlaları? Oysa ekin çemberleri aslında sadece iki İngiliz'in başlattığı ve popülaritesi dünyanın diğer bölgelerine de yayılan bir nevi sanat eserleri. Bir tahta ve bu tahtanın iki yanındaki tutaç sayesinde buğdayları yatırıp bu şekilleri oluşturmak, hele de sanatçıysanız, çok kolay. İnanmayanlar buradaki belgeseli seyredebilirler.

Bir diğer delil (?) ise Mısır'da bulunan bir hiyeroglif. Hatta bu hiyerogliften yola çıkarak piramitlerin de uzaylılar tarafından yapıldığını ileri sürenler de var.



Bu hiyeroglifte bir helikopter, bir uzay gemisi, uçak ve denizaltı gibi bir şey yer alıyor. Evet bunu hepimiz görüyoruz, peki ama gerçek ne? Aslında Mısır döneminde soylu kişiler için yapılan bazı mezarlar o soyluların iflas etmesi vb gerekçelerle el değiştirebiliyordu. Bu tarz mezarlarda oyulan hiyerogliflerin üzeri sıvanıyor ve yeni sahip için yeni hiyeroglifler kazınıyordu. Buradaki durum da tam olarak böyle, zamanla ilk oymaların üzerindeki sıva düşmüş, böylece alttaki ve üstteki hiyeroglifler birleşince ortaya bu sonuç çıkmış durumda. Zaten dikkatli bakınca bu hiyerogliflerin normal hiyerogliflere benzemedikleri dikkat çekiyor. Buradan görsel delile  de ulaşılabilir.

Bir de uzaylılar tarafından kaçırıldığını iddia edenler var. Bunlar iki gruba ayrılıyor, yalancılar ve gerçeği söyleyenler. Ancak gerçeği söyleyenler aslında gerçekten de uzaylılar tarafından kaçırılmış değiller, onlar yaşadıkları farklı bir deneyimin gerçek olduğunu sanıyorlar. Şimdi vereceğim bilgi buna açıklık kazandıracak. Uyku-uyanıklık arası, yani tam uyanmadan önce (hipnopompik) ve aynı zamanda, uykuya dalmadan önce (hipnogojik) olmak üzere iki bölüm mevcut. İnsanlar bu evrelerde gördükleri rüyaları büyük oranda gerçek zannediyorlar. Yapılan araştırmaya göre Japonlar bu evrede kabus görürlerse, bu kabuslarında genelde karşılarında, beyazlar içinde ve siyah uzun saçlı bir kadın (Halka ve Garez filmlerinin ana karakterleri gibi) duruyormuş, çünkü Japon kültüründe baş korku karakteri bu kadın. Amerikalar ise aynı tecrübeyi yaşadıklarında karşılarında duran genelde bir uzaylı oluyormuş. Rüyayı gören kişi gözlerini açtığını, karşısında uzaylı veya kadını gördüğünü ancak kımıldayamadığını söylüyor. Buna gerekçe olarak da uzaylının kendisini kontrol etmesini, ya da kadının kendisine büyü yapmasını gösteriyor. Aslında bu evrede rüya gören kişilerin çoğu kımıldayamadığından bahsediyor ve her şeyi gerçekmiş zannediyor. Yani yine oldukça doğal bir durum.

Gelelim bir başka iddiaya: İnsanoğlu tarihindeki bilimsel sıçrayışlar ancak uzaylıların yardımı ile olabilir. Yani insanoğlu kendi başına bir şeyler keşfedemez, bu yüzden mutlaka uzaylılar yardım etmiş olmalı. Bu iddia Mısır, Aztek, Maya ve İnka gibi medeniyetler için de dile getiriliyor ve bence insan zekasını hafife almaktan başka bir şey değil. Öncelikle medeniyetler de canlılar gibidirler, doğar gelişir ve ölürler. Mısırlılar bir dönem çok ileri bir medeniyettiler, ancak sonra geri kaldılar, tıpkı Maya, Yunan, Osmanlı ve diğer medeniyetlerin de yaşadıkları gibi. Yani gelişmeler zamanla unutulabilir.

Bir örnekten hareket edelim, Mısır piramitleri yıldızlara göre yapılmıştır. Bu çok garip mi? Tarih derslerinden hatırlayalım, Müslüman bilim adamları rasathaneler yapmış, yıldızları gözlemlemiş ve dünyanın ve ayın hareketlerinden dünyanın yuvarlak olduğunu keşfetmişlerdir. Gemiciler yıldızların konumlarını hesap ederek yönlerini bulmuşlardır. Tüm bunları yapamayan biri için verilen bilgiler çok şaşırtıcı olabilir, ancak yıldızlara inanan kişilerin mezarlarını da yıldız konumuna göre yapmaları gayet doğal değil midir? Tıpkı Müslüman mezarlarının kıbleye göre olmaları gibi. Tarihi örneklere bakıp, onların ne olduğunu tam olarak anlamadan  uzaylılara kanıt olduklarını ileri sürmek bence çok komik bir şey.

Sözün özü inanmak isteyen herkes istediğine inanabilir, evet belki dünya dışında gerçekten canlılar olabilir. Ancak bu canlıların illa ki bizden gelişmiş olmaları da gerekmez.

+fikir: Uzaylıların olmadığını belirten belgeselleri verdiğime göre, olduklarını ve bizi ziyaret ettiklerini iddia eden bir belgeseli de paylaşmalıyım. Buradan o belgesele ulaşabilirsiniz. 

0 yorum:

Yorum Gönder

hede bödö    hede bödö         hede bödö          hede bödö    hede bödö    hede bödö